KAPİTALİZM NASIL İŞLER? BATI DÜNYASI ÖCÜ MÜ? SOSYALİZM İŞE YARAMAZ MI? – 1 –

Kapitalizm üretim araçlarının kişilerin mülkiyetinde olduğu, ekonomik aktivitelerin çoğunun kar elde etme amacıyla yürütüldüğü, arz ve talep dengesinin serbestçe belirlendiği bir ekonomik sistemdir.

5 temel ilkesi vardır: özel mülkiyet, miras, kar amacı, piyasa rekabeti, ücretli işçilik..

Kapitalizm, ekonominin nicel olarak büyümesidir. Ekonominin temeli olan para, fiziksel olarak çoğaltılamayacağına göre, olmayan paralarla ekonomi büyütülür. Olmayan paralar, sanki varmış gibi ticarette kullanılır.

Nasıl oluyor peki? Örneğin ben, bugün, sıfırdan bir banka kuruyorum. Ali bir mimar ve bir proje çizip aldığı 1000 dolarını benim bankama yatırıyor. Daha sonra Ayşe geliyor ve bir dükkan açmak istediğini söyleyip, bunun iyi bir yatırım olduğuna beni ikna ediyor. 1000 doları ona veriyorum. Ayşe, Ali’ye açmak istediği dükkanın projesini çizdirmek istiyor ve 1000 dolar veriyor. Ali’de bu parayı getirip gene benim bankama yatırıyor. Yani Ali’nin hesabında 2000 dolar var. Ancak bankadaki fiziksel para hala 1000 dolar. Bu durumu Yuval Noah, “Hayvanlardan Tanrılara Homo Sapiens” kitabında daha detaylı anlatıyor. Ben biraz basitleştirdim.

Yukarıdaki işlemi bankaların belirli bir sınırda yapma şansı var. Bankalar ellerindeki her 1 dolar için 10 dolara kadar kredi verebiliyorlar. Yani bankalarımızdaki paranın %90’ının kağıt ve madeni para olarak karşılığı aslında yoktur.

Kafa karıştırıcı değil mi? Niye böyle karmaşık bir işlem yapılıyor peki?

İnsanlar avcı toplayıcılıktan, tarıma geçtikleri gün, büyük bir paradoksun içine girdiler. Bir tarlayı sürüp, ürün çıkartıp, karınlarını doyurdular. Ürünleri daha hızlı üretebilmek için, daha fazla iş gücüne ihtiyaç duyduklarından daha fazla ürediler. Daha fazla üreyinceler, daha fazla doyurulacak karın ortaya çıktı, daha fazla tarlayı tarıma açtılar. Bu paradoks böyle sürüp gitti.

İnsan nüfusunun artması ile tarla sahipleri daha avantajlı konumlara geldiler. Tarla sahibi olmayan çalışanlara göre kendilerini daha üstte gördüler. Yüzyıllar boyunca bu kişilerin isimleri soylular olarak değişti. Kapitalizmin daha ilkel hali feodalizmin dönemiydi artık. Üretim araçlarının sahibi soylular, işçi çalıştırıyorlardı tarlalarında. İşçilere bir miktar pay verip, kendileri çalışmadan büyük payı alıyorlardı. Çok tanıdık değil mi 

Daha sonra motorun keşfi, sanayi devrimi falan derken, kapitalizm gelişti. Nasıl tarlaları büyüttüyse insanlar, şimdide paralarını büyütüyorlar. Kapitalistler para kazandıkça, kazandıkları parayı da tekrardan yatırıma harcıyorlar. Yani telefon kılıfı satmak için bir dükkan açan kişi, telefon kılıflarında elde ettiği kar ile bu sefer şarj aletleri almaya başlıyor. Karını arttırıyor. Ettiği kar ile telefon alıp satmaya başlıyor gibi düşünün.

Normalde herkes Adam Smith’in “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” sözünden dolayı liberalizmi bilir. Devletin müdahale etmemesi gereken bir sistem olarak düşünür. Oysa piyasaya devlet müdahalesinin gerektiği düşünen ekonomi teorisyenleri de vardı. Keynes gibi.

Şimdi bu noktada bir parantez açıp, arz ve talep dengesini de biraz açıklamak istiyorum. Kapitalizmin temellerinde birisi olan bu denge belirli bir mantığa dayanır. Devlet müdahale etmesin, piyasa kendini toparlar mantığı. Örneğin piyasada şemsiye fiyatları artıyor. Bu, şemsiyeye olan talebi düşürür. Talebi düşen şemsiyenin arzı yani üretimi, talepten fazla olduğundan, üreticiler ellerindeki stoğu eritmek için fiyatları düşürmek zorunda kalırlar. Aynı şemsiyenin fiyatı düştüğünde, talep fazlalaşır. Arz, talebi yakalayamadığından fiyatı geri artar. Teoride piyasayı dengeye taşır arz ve talep kavramı..

Bu sadece ürünler için değil, işçi işveren arasındaki ilişkiye de örneklendirilebilir. Liberal kapitalizmde devlet hiç bir şekilde müdahale etmesin piyasaya, piyasa dengeyi bulur demiştik.

Bir araba imal işçisi, fabrikada çalışırken, 10 lira maaş alıyor diyelim. Bir başka fabrikada 11 lira ödeniyorsa, işçiler o fabrikada çalışmayı isterler. Buna eğilim gösterirler. Bu noktada fabrikalar rekabet içinde çalışan koşullarını düzeltmeye çalışırlar. Aynı şekilde en iyi çalışan işçileri de topluluk içinden seçeceklerinden dolayı verim de artar.

Rüya gibi değil mi  Peki fabrikaların kendi aralarında anlaşıp, ne olursa olsun hiç bir işçiye 8 liradan fazla maaş verilmemesine üzerine bir tekel kurmaları durumunda ne olacak? İşte bu noktada devletin müdahalesi gerekmektedir. İşçi hakları belirlenip, ne sektörde olursa olsun minimum bir ücretin belirlenmesi gerekmektedir. Asgari ücret kavramına hoş geldiniz 

Peki devleti yöneten siyasetçiler ile işçiler mi daha yakın ilişki kurabilirler? Yoksa sermaye patronları mı? Elbette ki sermaye patronları.

Bu noktada bir de vergi var. Vergi aslında kapitalizmin çok canını sıkan bir şeydir. Piyasaya bazı noktalarda devlet müdahalesi gerekmektedir dedik. Devletin her daim var olabilmesi için vergi alması lazım. Peki normalde, az kazanandan az, çok kazanandan çok alınması gereken vergi niye her seferinde adaletsiz oluyor? Neden holdinglerin vergi borçları siliniyor? Çünkü piyasa bunu gerektiriyor. O holdinglerin batmaması piyasanın ve sistemin geleceği için gerekli.. Bir işçinin geçinemeyip, işsiz kalması sistemi çökertmez. Devletin vergi kaybı da önemsiz olur. Ancak bir holdingin batması demek, bir çok işçinin işsiz kalması, bu işçilerden alınan vergilerin sıfırlanması, üretimin azalması, üretim azaldığı için ticaretin küçülmesi demek. Ticaret küçüldüğü için ticaretten elde edilen vergilerin yok olması demek.

Kapitalizm yararlı mı, zararlı mı peki? Her ikisi de aslında..

Bu rekabet dengesinin Türkiye ve Batı ülkeleri arasındaki ilişkilere etkisini de ikinci yazıda değiniriz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s